Konstelasyon Çalışmaları (Aile Dizimi)

Konstelasyon ; Bir sistem içerisindeki öğelerin birbirine göre
konumu, durumu ve birbirinden etkileşimi demek. Psikoterapi
literatürüne Alman filozof ve psikoterapist Bert Hellinger ile aile
konstelasyonu olarak girmiştir. Bizler, konstelasyon aracılığı ile kendi psikolojimizi, beden ve temsilciler aracılığı ile görünür hale getiriyoruz. Ve gördüklerimiz , var olan bilgilerin, üstesinden gelemediğimiz konuların bu derin çalışmada algılanıp dönüştürülmesine katkıda bulunuyor.
Terapi, aile bireylerinizin yaşadıkları ağır olaylar karşısında neler hissettiklerini, korkularını ve kaygılarını terapistiniz aracılığıyla görmenizi sağlıyor. Aile bireylerinizin yerine geçrek, onların temsil eden koltuğa oturarak, neler hissettiğinizi aktarmanız isteniyor.Burada sarfettiğiniz kelimeler, hastalığınızı çözen ve hiç kimsenin değişmesini beklemeden “kabul ederek” oluşturacağınız ruhsal özgürlüğe doğru yol almanızı sağlıyor: ” Seni artık olduğun gibi kabul ediyorum!”Terapiler sırasında, sevgisini gösteremeyen babanızın size destek vermemesinin veya annenizin sürekli eleştirmesinin altında yatan yaşanmış ağır olayları gördüğünüzde, onlara olan nefretiniz hızla törpüleniyor.O insanların neler yaşadıklarını farkettiğizde, yüreğinizin derinliklerinde acı ve yanma duygusu oluşmaya başlıyor.Bu süreçten sonra maksimum 8 ay ile 1 yıl içinde ruhunuzun giderek özgürleştiğini hissediyorsunuzHissettiğiniz öfke, soğukluk, kin gibi duygular çözülüyor ve yüreğinizi özgür bırakıyorsunuz!Artık her şey değişime uğruyor… Öyle ki kendinize özgü bir insan, kendinize özgü bir kişilik olmaya başlıyorsunuz ve kendi çözümünüzü üretiyorsunuz!  Kaynak: Aile Dizimi Terapi Yöntemi Nedir?

Genel anlamda çalışmadan kimler faydalanabilir ;
. Açıklanamayan derin üzüntü, utanç, kızgınlık ve suçluluk duygusu yaşayanlar.
• Dış çevreden gelen tetiklemelerle düzensiz ortaya çıkabilen öfke patlamaları yaşayanlar.
• Alkol, uyuşturucu ve seks bağımlılığı yaşayanlar.
• Bozucu ve yıkıcı davranışları yapanlar ya da bu davranışlara maruz kalanlar.
• İlişkilerde yaşanan başarısızlıkların, karışıklıkların ve kargaşaların tarafları (Aile içinde anne-baba, kardeşler,karı-koca veya çocuklar ile)
• Birden fazla evlilikler sonucu olan çocuklar ve iç içe geçmiş ilişkiler.
• Depresyon ve mutsuzluk yaşayanlar.
• İş yaşamındaki sorunlar ve para problemleri.
• Organizasyonlarda, şirketlerde karışıklık, kargaşa yaşayanlar (şirket sahipleri, yöneticiler, departmanlar, çalışanlar).
• Yaşamının yönünü amacını kaybettiğini düşünenler.
• Tekrarlayan kazalar.
• Kişisel yaratıcılığımızı ve otonomimizi kaybetmeden iç içe olduğumuz gruplara ait olmakta zorlananlar.
• Kişisel göçler ya da daha önceki kuşaklarda yaşanan göçler sonucu yeni kültüre uyum zorluğu yaşayanlar.
• Kişisel travma yaşayanlar ya da önceki kuşakların yaşadığı travmaya dolanık yaşayanlar.
• Takıntılı davranış ve düşüncelerle yaşamak durumunda olanlar. (Sık sık yıkanma, sayı sayma gibi)
• Erken çocukluk döneminde, anne-baba-kardeş kaybı yaşayanlar ya da ayrı kalmak durumunda olanlar.
• Aile sisteminde kaderi ağır olarak algılanan bir kişinin ismini taşıyanlar.
• Görünürde her şey son derece olumluyken sahip olduklarının tadını çıkartamayıp mutsuz olanlar.
• Kadın-erkek ilişkilerinde problem yaşayanlar ve mutsuz olanlar.
. İş yaşamında, bireyler ya da departmanlar arası yaşanan çatışmalar.
• Aile sistemindeki dinamikleri, iş yaşamına (patronuna, yöneticisine ya da çalışma arkadaşlarına) yansıtanlar.
• Şirket değiştirmeli miyim? Kendi işimi kurmalı mıyım?
• Zihinlerde oluşan korku, endişe ve kaygılarla yaşamlarını belirli sınırlara hapsolmuş biçimde sürdürenler.

Comments are closed.